Toplum

Başkalarının Travmaları İle Hayatınızı Yönetmeyin

Kendi Hayatını Başkalarının Travmalarıyla Yaşama

Asım Atış ·

Başkalarının Travmaları İle Hayatınızı Yönetmeyin

Şimdi size, günümüzün en büyük problemlerinden biri olmasına rağmen neredeyse hiç kimsenin üzerinde durmadığı önemli bir konudan bahsedeceğim.

"İnsanların travmalarıyla hayatınızı yönetmek..."

Bu size tanıdık geldi mi?

Eğer gelmediyse, şimdi soracağım soruyla ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız.

"Düşünceleriniz gerçekten size mi ait? Yoksa sadece en kolay kaçış yolu olduğu için mi onları benimsiyorsunuz?"

İnsanlar çoğu zaman ne yaptıklarının farkında değildir. Herkes zihninde farklı sorunlarla mücadele ediyor. Herkesin farklı travmaları, dertleri ve yaşanmışlıkları var.

Peki siz neden bu insanların tavsiyelerini ve düşüncelerini hayatınızın merkezine koyuyorsunuz?

Bu, kendinize yapabileceğiniz en büyük kötülüklerden biridir.

Ben insanları dinlemeyin demiyorum. Elbette dinleyeceksiniz ve hayatınızda akıl hocalarınız olacak. Benim de akıl hocalarım var.

40-50 yaşındaki milyarder abilerimin tavsiyelerini dinlerim. Burada hiçbir sorun yok.

Fakat sosyal medyada gördüğünüz herkesin fikirlerini alıp, bunları sorgulamadan kabul etmeniz ve kendiniz için en kolay kaçış yolunu seçmeniz en büyük hatalardan biri olacaktır.

Şöyle bir örnek vereyim.

Diyelim ki bir çocuk, beş yıldır birlikte olduğu kız arkadaşı tarafından aldatıldı.

Üstelik oldukça travmatik bir şekilde... Kız arkadaşını evde başka biriyle yakaladı.

Daha sonra bu yaşadığı acıyla Instagram'a şöyle bir paylaşım yaptı:

"Ben 5 senelik ilişkimde aldatıldım, hem de evde yakaladım! Kızların hepsi namussuz. Kızlarla işiniz olmasın, sadece paraya odaklanın. Kızlara yüz vermeyin!"

Daha sonra bu paylaşımı, evinden çıkmayan ve kızlarla konuşmaya çekinen birisi gördü.

Ve kendi kendine şöyle düşündü:

"Ben doğru yoldayım! Zaten kızların hepsi böyle. En iyisini yapıyorum."

Tabii ki kendince öyle düşündü.

Ezikliğini, utangaçlığını ve korkularını; başka birisinin yaşadığı travmanın arkasına sakladı.

İşte anlatmak istediğim tam olarak bu.

Başka bir örnek verecek olursam...

Borsada para kaybeden birisinin "Borsa kumardır." demesi ve borsaya girmeyi düşünen fakat kararsız olan birisinin cesaretini kırması da günümüzde çok sık yaşanan bir durumdur.

İradesiz, güçsüz ve hayattaki amacını bulamamış insanların tavsiyeleri, diğer zayıf insanların yönünü kolayca değiştirebilir.

Şunu asla unutmayın ve bir yere not alın:

"En tehlikeli insanlar, size yanlış fikir veren insanlar değildir.

En tehlikeli insanlar, size kendi korkularını gerçekmiş gibi anlatan insanlardır.

Çünkü siz, onların korkularını kendi geleceğiniz sanabilirsiniz."

Peki bunu nasıl aşacağız?

Benim yıllardır kullandığım bir yöntem var.

Ve açıkçası hayatımda çok fazla yanlış karar vermememin sebeplerinden biri de bu.

"Kendi zihinsel filtrenizi kullanma stratejisi."

Ben şöyle yaparım.

Birisinin fikrini, tavsiyesini veya önerisini önce kendi değerlerimden geçiririm.

Bu öneri benim değerlerime uyuyor mu?

Mantığıma uyuyor mu?

Hayatıma katkı sağlayacak mı?

Buna göre karar veririm.

Çok basit bir strateji gibi görünüyor, değil mi? 😊

Hayır, değil.

Çünkü çok sevdiğimiz insanların tavsiyelerini önce zihnimiz değil, duygularımız kabul eder.

Onlara karşı bir bağımız olduğu için, tavsiyeleri kötü olsa bile beynimiz onların haklı olduğuna inanmak ister.

Kısacası, kendimizi kandırırız.

Benim için ister canımdan çok sevdiğim bir yakınım olsun, ister akıl hocam olsun, isterse hiç sevmediğim birisi...

Önerisini dinlerim.

Sonra onu mantığımdan ve değerlerimden geçiririm.

Eğer bana uymuyorsa umursamam.

Uyuyorsa da, o kişiyi sevmesem bile tavsiyesini uygularım.

Böyle yaptığınız zaman önemli kararları duygularınızla değil, mantığınızla vermeye başlarsınız.

Mesela çok zengin bir sanayi ustasını düşünün.

Bindiği araba 10 milyon TL.

Ve size kendi hayat tecrübelerine göre tavsiyeler veriyor.

Belki de tamamen haklı.

Fakat siz sanayide çalışıp o mesleğin içinde yetişmek istemiyorsanız, onun tavsiyelerini körü körüne kabul edemezsiniz.

Belki o çocukluğundan beri yaptığı işi severek yapıyor.

Ama sizin içinizden aynı şeyi yapmak gelmiyor olabilir.

İşte bunu anladığınız an kararlarınız daha netleşecek.

Başkalarının korkularını değil, kendi değerlerinizi takip edeceksiniz.

Ve hayatta çok daha sağlam hamleler yapacaksınız.

Güvenin bana..